Derinlemesine yaşanan bir hayat, güzel bir hayattır.


Öncelikle bu yazıyı kitabı özetlemekten ziyade kitabın benim üzerime bıraktığı izlenimi aktarmak için yazdığımı belirtmek istiyorum.

Kitap ile ilgili yorum yapmadan önce pürdikkat(deep work) kavramını kitabın nasıl tanımladığına bakmakta fayda var.


Pürdükkat çalışma: Tamamen odaklanmış halde, büyük bir dikkatle gerçekleştirilen ve bilişsel yeteneklerimizin sınırlarını sonuna kadar zorlayan profesyonel faaliyetler. Pürdikkat çalışmayla üretilen yeni değerlerin ve geliştirilen kişisel becerikerin başkalarınca taklit edilmesi zordur.

sayfa 9

Aslında bu terimin tanımı kitabın neredeyse tamamını özetler nitelikte Cal Newport kitabında odaklanmanın nasıl yapılabileceği farklı insanlar örnek göstererek (Jung, Bill Gates, kendisi…) belli bir mantık içinde açıklamış.

Call Newport’a göre:

yüksek kalitedeki iş miktarı = (harcanan zaman) x (dikkat yoğunluğu)

Aynı zamanda bu odaklanma, derinleşme işleminin farklı yolları(yaklaşımları) olduğundan bahsediyor. Keşiş tekniği, çift modlu yaklaşım, ritmik yaklaşım, gazeteci yaklaşımı gibi yaklaşımlardan bahsediyor. Bu yaklaşımlardan bana en uygun olanı ritmik ve gazeteci yaklaşım olabilir. Bu konuyla ilgili kitabı özetleyen bir youtube videosu buldum. Benim özetlememden çok daha sağlıklı olacağına inandığım için aşağıdaki videoda bu yaklaşımları ve genel olarak kitabın içeriği hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Bana kalırsa yaklaşımımızı tamamen kişisel ve deneme yanılma yöntemiyle belirlememiz gerekiyor. Ritmik yaklaşım ve gazeteci yaklaşımı bana daha yakın geliyorlar. Bunun birinci sebebi daha önceki yazıda da bahsettiğim gibi kendimi özgür hissetmek beni daha çok motive ediyor. Aynı zamanda kısa süreli konsantre olmakta şu an için zorluk çekmiyorum.Tabii bunu uzun vadeli bir çalışmada denemek ve buna göre düzenlemek lazım . Bu sebeple ritmik yaklaşım ve gazeteci yaklaşımını birlikte kullanmayı düşünüyorum. Ritmik yaklaşımın çok değerli olduğuna inanıyorum. Bunun sebebi ise kitapta da bahsedilen şu kısım:


Roy Baumeister ve onu takip eden diğer biliminsanlarının çalışmalarının irade hakkında ortaya koyduğu fevkalade mühim (ve o zaman için şaşırtıcı) gerçek şu irade, kullanıldıkça tükenen kısıtlı bir kaynaktır.

sayfa 89

Bu sebeple ne kadar kural istemesem de bir rutin oluşturmak kısıtlı bir kaynak olan iradenin efektif bir biçimde kullanılmasını sağlıyor. Kendime göre bir ajanda oluşturmaya çalıştım ancak günümün bir yerden sonra planlanamaz olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple planlayabileceğim kesin saatler üzerine bir şeyler düşünmek daha yararlı olacak. Mesela sabah kalktığımda kahvaltıdan sonra bir, bir buçuk saat her halükarda boş zamanım oluyor.

Ritmik yaklaşım konusunda sabah 9.30 – 11.00 arasını odaklanarak ve düzenli bir şekilde çalışmayı denemeye karar verdim. Ancak sabah dışında gün içinde belirleyerek ayırabileceği bir buçuk, iki saati olmuyor. Bu sebeple kalan zamanımı gazeteci yaklaşımıyla çalışarak geçirmeye karar verdim.

Cal Newport’un aynı zamanda “study hacks” adlı bir blogu var. Bloga buradan ulaşabilirsiniz.


Deneyimlerim

Bana kalırsa kitap çoğumuzun çoklu ekranlar kullandığı günlerde denemeye değer farklı bir fikirle geliyor. İlk önce sadece teknolojik aletleri aynı anda kullanmamalıyım arkadan video yada şarkı açmamalıyım şeklinde düşünmüşken ilk denememde telefonumda ne kadar gereksiz bildirimler olduğunu fark ederek bir sürü bildirim kapattım. Biraz daha araştırmayla neleri değiştirebileceğimi düşünerek araştırmaya karar verdim. “Teknoloji kullanımı” hakkındaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

İlk denemelerde kendimi yabancı hisettiğimi ve canımın “normal” hayata dönmek istediğini söyleyebilirim. Sadece çalışmak ve onun için ayrılmış 1 bazen 2 saat aralarda yorulduğum zamanlar sadece gözlerimi kapayıp minik bir mola vermek şeklinde devam ettim. Aslında alıştıktan sonra kendime ait bir konfor alanım oluşmaya başladı bile denilebilir. Ancak çok geçmeden bunu da kendime göre esnetmiş olduğumu farkettim. Belki 2 saat aralıksız iyi çalışıyordum ancak ondan sonraki molam o kadar uzun oluyordu ki bazı günler ancak sonrasında 1 saat ekliyordum.

Sonraki günler bunu da azaltmayı başardım. Farkettiğim şey şu oldu. İlk günler vücudum bir yerden sonra duracağına inanamıyordu. Sanki akşamda devam edecekmiş gibi bu kadar hızlı devam etmek istemiyordum. Alışmaya başladıktan sonra ise Cal Newport’un kitabında bahsettiği bu düzenin “zihinsel gerginliğin ve arka plandaki o kafa uğultusunun sesini de kısmış olduğunu söylüyor” durumu küçük deneyimimde bile hissedebildim.

Farklı denemeler yaptıkça yazıyı güncellemeye devam edeceğim eğer farklı bir deneme yapmazsam bir ayın sonunda deneyimimi de bir yazı olarak paylaşacağım.

Write A Comment