Geçen yazının üzerinden neredeyse altı(6) ay geçmiş. Bu süreç içinde keşke ingilizce konusunda çok ileriye gitmiş olduğumu söyleyebilseydim. Ancak ne yazık ki böyle bir şey söyleyemiyorum. Tabii ki başladığım yere göre daha ilerlemiş olduğumu düşünüyorum ancak beklediğim ilerlemeyi gerçekleştirebilmiş değilim. Bu sebeple daha temelden daha farklı bir konuya öncelik vermem gerektiğine karar verdim. Kendime göre yanlış bir tempo ile çalıştığıma kanaat getirdim. Hızlıca motive olup iki üç gün iyi ilerleyip sonrasında iş güç ya da dinlenmek de gerekli gibi çeşitli bahanelerle düzeni bozduğumu farkettim(çoğu insan gibi). Aynı zamanda bu tempo benim için genel olarak sürekli pişmanlık ve endişe verici bir şekilde devam ediyordu. İlerlemeyle ilgili belirgin bir kıstasım olmadığı için yaptığım bu iki üç günlük iyi çalışmanın da motive edici bir yanını bulamadım. Bu sebeple yazın gelmesini de fırsat bilerek farklı bir tempo ve düzenle yeniden çalışmaya karar verdim. 

Aslında kurmak istediğim düzen içinde iyi(verimli) çalışmayı barındırırken benim rahat hissetmem de-süreklilik açısından- iyi çalışmam kadar önemli. Tabii ki hem rahat hissetmek hem de iyi çalışmak kelimeleri geçen bir düzen kurmanın zor olabileceğinin farkındayım. Ancak kendi adıma sürekli gördüğüm şey yeterli zamanın olduğu oluyor. 1 yıl önce bu kadar yavaş gidersem 1 yılda ancak öğrenirim dediğim bazı şeyleri 3 4 kat daha hızlı çalışmaya çalışırken bıraktığım çok oluyor. Bir yılın sonun da ise neyse şimdi sıkı bir çalışmayla başlarım dediğim bazı işler askıda kalmaya devam ediyor. Aynı zamanda farkettiğim şey şu oldu refleks olarak kendime kurduğum (bir nebze de toplum tarafından oluşturulan) düzen beni çok yıpratıyor suçluluk duygusu yaşatıyor ve özgüvenimi, motivasyonumu kaybettiriyor. O yüzden bunu çeşitli yazılarla da destekleyerek kendime yeni bir düzen kurmaya çalışma serüvenimi paylaşmak istiyorum. Bireysel olarak neleri denedim nelerin ne gibi etkileri oldu.


 Aslında süreklilik düşüncesiyle bir düzen kurmaya karar verdiğim için hemen her şeyden biraz içeren çok basit bir program yapmalıyım diye düşündüm. 1 saat ingilizce 1 saat yazılım 40 dakika Hukuk kalan zamanda ise izlediğim dizi, film vs ingilizce izlemek 1 tane ingilizce kitaba başlayıp hergün 10 sayfa ilerlemek şeklinde, hergün o güne ait 2 tane kelime seçmek ve onları not alıp onlarla birer cümle bulmak ve ikişer örnek cümle kurmak.
 Aynı zamanda hukuk çalışması için ekstradan Coursera sitesinde ki contract law kursuna çalışmak…

Bu planı yaptıktan sonra hatayı belki de planlamayı yaparken yaptığımı düşünmeye başladım. Kesin hedefler vermeye çalışırken nitelikten çok niceliğe önem verdiğimi düşünüyorum. Çok kesin hedeflerden ziyade en son çok daha özgür bir sistem kurmaya karar verdim. Tek zorunluluk bu konular( Kitap, yazılım, ingilizce, hukuk…) hakkında gün içinde bir kez çalışmaya başlamak kalanı tamamen o gün içerisinde şekillenecek. Duruma göre başlama sayılarını arttırmayı düşünebilirim ancak şu an günde bir ile bir hafta geçirmeyi deneyeceğim.

Aslında buradaki hedefim kendimin ne yapmak isteyip istemediğini farketmeye çalışmak tabii ki bunun için dış etkenler(sosyal medya, telefon, dizi, film…) konusunda da yeni bir düzene geçmem gerektiğini düşünüyorum. Bu farklı bir yazının konusu ancak şu an bu içerikleri çok kontrolsüz tükettiğimi düşündüğümden bu “özgür” sistemin bilinçsiz tüketim içerisinde çok verimli ol(a)mayacağını düşünüyorum.

Write A Comment